YARIMDAN BİR OLMAZ

 

Günümüzde değişen global ekonomik yapının ve yoğun rekabet ortamının içerisinde daha fazla sayıda kadının çalışma hayatına katılması, ülkelerde var olan, ancak kullanılmayan potansiyelin etkin hale gelmesi açısından stratejik bir öneme sahiptir.

Yönetim kurullarının, bir şirketin stratejik karar alma, temsil ve en üst seviyede yürütme organı olması nedeniyle, faaliyetlerindeki etkinlik, şirket performansıyla doğrudan ilgilidir. Yönetim kurulları, bu faaliyetlerini etkin olarak yerine getirebilecek yapıya ve işleyişe sahip oldukları sürece şirketin başarısı ve devamlılığı söz konusu olabilmektedir.

Dünyada pek çok ülkede yapılan araştırmalar ve bilimsel çalışmalar sonucunda üst yönetimlerde kadınların yer aldığı şirket ve kuruluşların başarıları ve verimliliklerinin arttığı açıkça görülmekle birlikte, 70 milyonu aşan nüfusa sahip, ancak kadınların iş gücüne katılımının giderek azaldığı ülkemizde,  halka açık şirketlerin yönetim kurullarında kadınların  sadece %5 oranında yer aldığı, kan bağı yada aile birliği dışında, yönetim kurullarının sadece  %2’sinde profesyonel kadın yönetici olduğu görülmektedir.

Özellikle kırılgan bir ekonomiye sahip olan ülkemizde, ekonomiyi büyütmede, istihdamı arttırmada ve kalıcı bir üretim ve pazarlama anlayışı ile dünya ölçeğinde faaliyet gösteren işletmeler yaratmada, kadınların önemli bir rol üstleneceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle kadınların özel sektör ve kamu işletmelerinin üst yönetimlerinde var olmaları ve karar mekanizmalarında etkin rol oynamaları, işletmelerin ve dolayısıyla ekonomik yapının güçlenmesini ve  özellikle iş hayatında fırsat ve cinsiyet eşitliğinin gelişmesini sağlayacaktır.